arkadaşlar ben guzel bir izleyici kitlesin den birisiyim yıllardır bu işin içerisin deyim ama bazi şeylerden igrendim atıyom gecenlerde aygulum e girdim orada GURBETCI diye bir şahsiyet vardı ana bir bakdım 3 gun eveli bacim dedigi kişiye aşkım diye bagırıyordu neyse o kızı gecdim onlan ayrılmış bir başkasi ile cıkmaya başlamış malesef cok uzuldum ileriki zamanlarda onada bacim diyordu bu cok kotu adi adam bunalrın yuzun den sanal ortam bozuluyor ulan sen bacim dedigin insana yan gözle bakıyorsan ooooo daha neler neler düşünürsün milet hakında
tr nin guclu sohbet sitesi olma yolunda ilerliyoruz işalah rabbim bize iyi günler iyi vesileler diler..
sohbet sitemis 08.30.2006 tarihinde RauL tarafindan kurulmuşdur bugune RauL ve ManoLya tarafından getirlilmişdir www.google.com.tr tarafın dan sohbet, chat, netlog, netlok, sohpet, cet, yonja, muhabbet kelime aramalarında yanı google arama motorları aracılıgı ile kanalımıza sitemize yansımakdadır sitemizde sohbet radyo kelime oyunları bulunmakdadir hedefimiz şu dur cok buyuk Bir AyGuLuM isdiyorus bunuda en cok isdeyen benim tabiki bu buyuklugu silerle ilerletecegim bunu googleden gelen kişilere yansıtmak isdemiyorum bunu servurum da bulunan op sop admin arkadaşlarla birlikde başaracagımıza ianıyorum .. By_RauL
el ele cok buyuk bir AyGuLuM`e
KARADENİZİN KIYISIN” DA
Karadeniz’in Kıyısında, Karadeniz’e bakıyorum,
Evvel sigara içmezdim şimdi sigara yakıyorum,
Şimdi yanımda yoksun sen Allah’a yakarıyorum,
Karadeniz’in Kıyısında, Karadeniz’e bakıyorum.
Karadeniz’in Kıyısında, Karadeniz’e bakıyorum.
Kara gözlerini düşünüp hep hayallere dalıyorum,
Çekip gittin kaderinle ben buna dayanamıyorum,
Karadeniz’in Kıyısında, Karadeniz’e bakıyorum.
Sen yoksun buralarda, bana ne, göller ve deniz,
Buralar da kalırsam fazlaca sürmez gelir bir kriz,
Baktığım ve gezdiğim yerlerde hep senden bir iz,
Karadeniz’in Kıyısında, Karadeniz’e bakıyorum.
Çanakkale Askerleri
Adına binlerce destan yazılan
Yıllar sonra bir bir anılan
Toprağına taşına yazılan
Çanakkale mi şehit,şehit mi Çanakkale
Adım adım koşan asker
Düşmanını yenen asker
Vatanını seven asker
Çanakkale mi şehit,şehit mi Çanakkale
Tüm dünya’ya örnek asker
Komutanıyla yürek asker
Vatan millet diyen asker
Çanakkale mi şehit,şehit mi Çanakkale
Çanakkale geçilir mi sandın
Topuna tüfeğine mi kandın
Türk’ü yenilir mi sandın
Çanakkale mi şehit,şehit mi Çanakkale
Al bayrakla koşan asker
Ölüm emrini alan asker
Yaralı düşmanı saran asker
Çanakkale mi şehit,şehit mi Çanakkale
Bu destan anlatılmaz yaşanır
Bu şehitler unutulmaz anılır
Koca Seyit Bismillah der kaldırır
Çanakkale mi şehit,şehit mi Çanakkale
izi corum un..
Sırtını yaslamış “Kandil Dağı’na
Ankara’ya dönük, yüzü Çorum’un…
Tarihi uzanır, Hitit çağına,
Asırlardan belli, izi Çorum’un…
“Hıdırlık’tan” ezan okur imamı,
Ecdat yâdigârı, hanı hamamı,
Caddesinin sokağının tamamı,
Tertemizdir eli yüzü Çorum’un…
“Kırkların” dumanı, kırk şehit tüter,
“Elvançelebiler” nöbetin tutar,
“Suhey bi Rumiler” bağrında yatar,
Er dolu bayırı düzü Çorum’un…
Her köşede bir fabrika bacası,
Birbirini takip eder nicesi,
Gündüzüyle gardaş olmuş gecesi,
Çalışkandır oğlu kızı Çorum’un…
Uçaktan, trenden, çift yoldan öte,
En büyük hayali, üniversite,
İnşallah tez günde, dertleri bite,
Sorunları dizi dizi Çorum’un
KURTOĞLU’m aşkıma çizilmez sınır,
Bu aşkı ancak tanıyan tanır,
“Çorumluyum” demek, farklı bir onur,
Söylenmez yaşanır, hazzı Çorum’un…
Cankiri şiiri
Uğrar biraz gezinirdim kimi zaman.
Derin uğultusu var gibiydi orada ölülerin.
Tatlıçay büyük vadiden aşağı,
Bükülür giderdi benim gibi kederli, bezgin.
Kimi zaman bir kaç delikanlı sohbeti,
Bir koyu, bir tatlı geçer giderdiki zaman.
Ne yapsam aynı sıkıntıydı
Bittiği yerden başlayan.
Minicik bir şehirdi her yeri,
Bir avuçiçi gibi.
Ne çabuk biterdi yürüyüşler.
Çayboyu’ndan, Beşkavağa,
Feslikan’a sapardı soluğumuz
Ne yöne gidersek gidelim
Hep İmaretten geçerdi yolumuz
Yine de övünürdük hep şehrimizle
Başkaydı canım, çankırı’lı olmak
Hoş yoktu başka bir eğlencemiz, belki de ondan.
Üçbeş arkadaş, ahmet, mehmet, metin,
Sadık softa, mahbub, ali osman
Hergün aynı yüzler, eskimeyen dostluk
Karatekin hep izler gibiydi bizi Kale’den
Sarıbaba kollar gibiydi, bekler gibiydi İkiçam
Deve Yolu, Kızlar Değirmeni
Görmezsek biz onları duramazdık,
Onlarsa hep çağırırdı bizi sanki
Çok zor geçerdi Çankırı’da zaman.
Ne çok üzülürdüm Çankırılı kızlara
Biz yine üçbeş erkek çıkardık çarşıya
İstersek vururduk kendimizi kırlara,
Kimi zaman Taşmescit sırtlarına.
Serde gençlik… şairlik… ne varsa…
Oysa Çankırılı kızlar, kör bir zamanın,
Helezonik ortamında sıkıntıdan
Kıvrılır, kıvranır durur gibiydiler.
Bazıları geçmemizi beklerdi sokaklarından.
Ve belki biraz da biz bu yüzden, serserice
Habire akardık damarlarına şehrin.
Hangi şaşkın geçerdi ki başka, defalarca,
Altından, gizli bakışlarla dolu pencerelerin
Herşey bir hayal güzelliğinde hafsalamda,
Ne hoş geliyor o günler bakınca bugünden.
Kurtuldum sayılmaz uzağında yaşasamda,
Çankırı’nın o anlaşılmaz, tuhaf büyüsünden
Sivas
Ne aşıklar vardır sende,
Ne gönüller yandı sende,
Ne zulümler gördü sende,
Sivas:Kalbi yaralı,sivas,
Gönlü bereli sivas,Bağrı dağlı sivas,siivas
Yeter artık bırak gam’ı,
Bırak artık sıkma can’ı,
Gönlü yaralı ceylanı,Sivas,kalbi yaralı sivas,
Gönlü bereli sivas,Bağrı dağlı sivas,sivas.
Es kaba yel erit kar’ı,
Dağıt kara bulutları,
Gülsün kara bahtlıları,Sivas,kalbi yaralı sivas,
Gönlü bereli sivas,Bağrı dağlı sivas,sivas.
uzun hava
Sohbet edelim
İHANET- şİİr
İki yüz ihanet, yalan ihanet.
Vurgunlar ihanet, talan ihanet.
İnsanı insandan çalan ihanet.
Haksız yere hüküm salan ihanet.
İhanet, söz verip sözünü yutmak.
İhanet, gizlice çelmeler atmak.
İhanet, değeri değmeze satmak.
İhanet, beyhude gaflete yatmak.
İhanet, vatana sahip çıkmayış.
İhanet, gereksiz, yersiz arayış.
İhanet, dar günde puşta yarayış.
İhanet, gür diye bir kel tarayış.
İhenet, bir dostun boşa kaybıdır.
İhanet, insan olmanın aybıdır.
İhanet, güzçsüzün güçlü kabıdır.
İhanet, devrin erzak dolabıdır.
Bolu sohbet odalari ve şiirleri
Eğer Kendülerde Erlik Var İse
Eğer kendülerde erlik var ise
Gelsin döğüşelim Bolu Beyleri
Kanından susayıp candan geçerse
Gelsin döğüşelim Bolu Beyleri
Atına binende eyledi dizgin
Alayları çatıp eyledi bozgun
Leşine kondurmak isterse kuzgun
Gelsin döğüşelim Bolu Beyleri
Koç yiğitleri aldım da yanıma
Keskin kılıcımı çaldım belime
Serimden geçmişim bakmam ölüme
Gelsin döğüşelim Bolu Beyleri
Karşımda durana kalmaz kararım
Doğrulup gelene yoktur zararım
Ya şehitlik ya gazilik dilerim
Gelsin döğüşelim Bolu Beyleri
Ala sadağımı sundum özüme
Hezaran kalkanım aldım dizime
Köroğlu der kan göründü gözüme
Gelsin döğüşelim Bolu Beyleri
Sungu-Sohbet
Kardeş payı
yapmak için mi
uzattın süngünü
elimdeki
elmaya ..
Tezgâhtar KızlarSabahı onlar uyandırır
çıplak yüzlerinin ufkundan
eksik yaşanmış bir rüyadan
gün doğar karanlığı kalır
Erkenden açılır dükkân
sevda ile yalnızlıktan başka
dizilir uykusuz tezgâha
ince tül, gamlı ruj ve hazan
Mevsimlik ders programları
ucuzluk, damping, tek fiyattır
sattıkları ipek pazen değil
harcanmış gençlik yıllarıdır
Günlerce raflarda kalayım
çürürse sevdanın kumaşı
aşkımı yaşatmaya yeter
tezgâhtar kızların rüzgârı
Sabahı onlar uyandırır
alınterinden, aşktan önce
bitmeden başlar gece
akşam, onlarla kararır
